Orta Çağ'da Şeytan Ayini
Orta Çağ’da Şeytan Ayini / Kara Ayin Kavramı Üzerine
Sadece kendi hakikatine yaşama hakkı tanıyan bağnaz din adamlarının gözünde cadılar da şeytanın adı da savundukları mutlak iktidarı tehdit eden birer çatlaktır.
Pierre Aupetit, kilisedeki kutsal görevini kötüye kullanarak Şeytan ile anlaşma yapmak, kara büyü ritüelleri düzenlemek ve gizli ayinleri (Siyah Ayin / Black Mass) yönetmekle suçlandı. Aupetit’in, büyücülerin ve cadıların toplanma günü kabul edilen cumartesi günleri Şeytan adına özel ayinler düzenlediği veya cemaatine Şeytan’a adanmış dualar söylettiği iddia edildi.
Ayin esnasında Katolik inancının en kutsal sözlerinden biri olan ve ekmeğin İsa’nın bedenine dönüştüğünü simgeleyen ”Hoc est corpus meum” (Bu benim bedenimdir) sözlerini söylemekten kaçındığı, bunun yerine Şeytan’ı ve Beelzebub’u yücelten ifadeler kullandığı belirtildi.
Mahkeme sürecinde Aupetit’in evinde yapılan aramalarda, suçlu bulunmasında kilit rol oynayan bir nesne ortaya çıkarıldı: Beelzebub’a ait olduğu iddia edilen küçük bir serçe parmağı. Bu fiziksel kalıntı, duruşma sırasında rahibin Şeytan’la kurduğu somut bağın reddedilemez bir kanıtı olarak mahkemeye sunuldu.
Hakkındaki suçlamalar, tanık ifadeleri, büyü kitapları ve evinde bulunan iddia konusu kanıtlar neticesinde Pierre Aupetit, hem dinden aforoz edildi hem de engizisyon usullerine göre suçlu bulundu. 16. yüzyılın sonlarına doğru, büyücülük, şeytana tapma ve dine küfür suçlarından diri diri yakılarak idam edildi.
Peki nedir bu uğruna binlerce insanın canının alındığı kara ayin?
Orta Çağ ve Erken Modern Dönem’de Engizisyon davalarının ve “cadılık/şehvet” anlatılarının odağında yer alan kara ayin kavramı, aslında biz satanistlerin ibadetlerinin bütününe verilen isimdir.
Modern tarih kaynakları, ayin iddialarının içeriğinin çoğunun soyluları kontrol etmek veya korku yaratmak amacıyla uydurulduğunu ya da abartıldığını gösterir. Dogmatik ve tekçi bir inanç anlayışını savunan rahipler için kendi doktrinlerinin dışındaki her türlü düşünce veya pratik, sistemlerinin temelini sarsan birer tehdittir. Bu yüzden cadılık ve satanizme mevcut dini, sosyal ve siyasi otoritenin mutlak kontrolünü koruma içgüdüsüyle saldırılması gerekir.